top of page

AKAY (AMADO) AKGÜN

AKAY (AMADO) AKGÜN
Doğum Tarihi: 10 Mart 1932
Doğum Yeri: Balat, İstanbul
Anne: Diamanta Akgün
Baba: Sadık Akgün (biyolojik)
Nüfus Kaydı: Muhittin Akgün üzerine kayıtlıdır.

Akay Akgün, İstanbul’un Balat semtinde dünyaya geldi. Sefarad Yahudisi bir annenin çocuğu olarak büyüdü ve çocukluğunu Balat’ın avlulu evlerinde geçirdi. Annesi Diamanta Hanım ile arasında son derece güçlü bir bağ bulunmaktaydı. Hayayı boyunca aldığı birçok kararı annesinin etkisiyle verdiği, yakın çevresi tarafından sıkça dile getirilmiştir.

Çocukluk yıllarında müziğe ve sahne sanatlarına ilgi duymaya başladı. Özellikle mahalle eğlencelerinde, düğünlerde ve bayram kutlamalarında müzisyenleri izlemeyi severdi. Annesinin gençliğinde ulaşamadığı sahne hayallerini fark etmiş olması, ilerleyen yıllarda sanat hayatına yönelmesinde önemli rol oynadı.

1940’lı yılların sonlarında eğitim amacıyla İzmir’e gönderildi. Burada geçirdiği yıllar boyunca müzik çalışmalarını sürdürdü ve sahne deneyimi kazanmaya başladı.

1952 yılında askere alındı. Askerlik hizmetini Türk Silahlı Kuvvetleri Bando Birliği bünyesinde trampetçi olarak tamamladı. Ritim bilgisi ve sahne disiplini büyük ölçüde bu dönemde gelişti. Asker arkadaşlarının anlatımlarına göre boş vakitlerinde çeşitli dans figürleri çalıştığı ve gösteriler düzenlediği bilinmektedir.

Tap dance ile ilk tanışması İzmir yıllarında oldu. Şehirde faaliyet gösteren sinema ve tiyatrolarda izlediği Amerikan müzikalleri, özellikle de dönemin dans sanatçıları kendisinde büyük etki bıraktı. Sahneeye yalnızca şarkı söyleyen biri olarak değil, hikâye anlatan bir sanatçı olarak çıkmak istemesi bu yıllarda şekillendi.

1954 yılında terhis olduktan sonra yeniden sahne çalışmalarına ağırlık verdi. Müzik, dans ve tiyatroyu bir araya getiren kendine özgü sahne anlayışı kısa sürede dikkat çekmeye başladı.

1955 yılında yolu Beyoğlu’nun gözde eğlence mekânlarından Kutup Gazinosu ile kesişti. Burada geçirdiği kısa fakat etkili dönem, hem kendi hayatında hem de gazinonun tarihinde unutulmaz izler bıraktı.

RAFAEL (RAUF) PARLAK

RAFAEL (RAUF) PARLAK
Doğum Tarihi: 27 Ocak 1932
Doğum Yeri: Balat, İstanbul
Anne: Paloma Parlak
Düzen: Düzen
Baba: Kemal Parlak
──────────────────────────
Rafael Parlak, 27 Ocak 1932 tarihinde İstanbul’un Balat semtinde dünyaya geldi. Mahallede ve aile içerisinde çoğunlukla “Rauf” adıyla tanınsa da yakın çevresi ona çocukluğundan itibaren Rafael diye hitap etmeyi sürdürdü.
Babası Kemal Parlak, Rafael henüz üç-dört yaşlarındayken hayatını kaybetti. Ölümünün sebebi aile içerisinde pek konuşulmadı ve yıllar boyunca çeşitli rivayetlere konu oldu. Bu kayıp, hem Rafael’in hem de annesi Paloma Hanım’ın hayatını derinden etkiledi.
Babasının ölümünden sonra aile ciddi geçim sıkıntıları yaşamaya başladı. Bu dönemde Paloma Hanım’ın en büyük destekçilerinden biri, aynı avluda yaşayan kız kardeşi Diamanta Hanım oldu. İki aile yıllar boyunca yalnızca akraba değil, aynı zamanda birbirlerinin sığınağı hâline geldi.
Rafael ve kuzeni Amado (Akay) Akgün, çocukluklarının büyük bölümünü aynı avluda, aynı sokaklarda ve çoğu zaman aynı sofralarda geçirdiler. Haftanın birçok günü birbirlerinin evinde uyur, Şabat sofralarına birlikte oturur, mahallede birlikte dolaşırlardı. Mahalle sakinleri onları çoğu zaman kardeş zannederdi.
Çocukluklarından itibaren karakterleri birbirinden oldukça farklıydı.
Rafael dışarıya karşı sessiz, mesafeli ve içine kapanık bir childtu. Yeni insanlarla konuşmaktan hoşlanmaz, kalabalık ortamlarda geri planda kalmaya tercih ederdi. Duygularını göstermekte zorlanır, çoğu zaman ne düşündüğünü anlamak mümkün olmazdı.
Ancak Amado’nun yanında tamamen başka birine dönüşürdü.
Yakın çevresinin anlattıklarına göre Rafael’in kahkahası en çok Amado’nun yanında duyulurdu. Çocukluk yıllarında yaptığı birçok yaramazlıkta ikisinin adı birlikte anılırdı. Purim gecelerinde mahalle arasında koşmaları, avluda kurulan sofralarda sabaha kadar oturmaları ve gençlik yıllarında birlikte yaptıkları kaçamaklar aile büyüklerinin hafızasında uzun süre yer etti.
İlk sigaralarını on yaşlarında merak ederek denedikleri, ilk şaraplarını ise on beş yaşlarında birlikte içtikleri anlatılır. Bu maceraların çoğu Diamanta Hanım’ın sert uyarılarıyla son bulsa da ikili arasındaki bağ hiçbir zaman zayıflamadı.
1940’lı yılların sonuna doğru ailelerinin ekonomik durumu daha da zorlaşınca Rafael eğitim hayatını sürdürmekte güçlük çekti. Henüz genç yaşlarında çalışmaya başladı ve kazandığı parayla annesine destek oldu.
18 Şubat 1949 tarihinde Beyoğlu’ndaki Kutup Gazinosu’nda garson olarak işe alındı. O tarihten itibaren gazinonun mutfağından kulisine, salonundan sahne arkasına kadar her köşesini tanıdı. Çalışkanlığı ve güvenilirliği sayesinde kısa sürede gazino çalışanlarının saygısını kazandı.
Bu yıllarda Amado eğitim sebebiyle İzmir’de bulunuyordu. İki kuzen uzun süre yalnızca mektuplar ve kđsa ziyaretlerle görüşebildi. Ancak aralarındaki bağ hiçbir zaman kopmadı.
Yıllar sonra Amado’nun yolu Kutup Gazinosu’na düştüğünde, sahne ışıkları altında yeniden bir araya geldiler.
Birisi sahnede alkışlanan sanatçıydı.
Diğeri ise o sahnenin görünmeyen tarafında, çocukluk arkadaşının düşmesine izin vermemeye çalışan tek kişiydi.
Kutup Gazinosu tarihine dair birçok anlatıda Rafael Parlak’ın adı “sadık dost”, “gölgedeki kardeş” ve “Amado’nun son sığınağı” olarak geçmektedir.

MÜNİR SEFA

MÜNİR SEFA
Doğum Tarihi: 12 Kasım 1915
Doğum Yeri: Üsküdar, İstanbul
Meslek: Solist, Bestekâr, Tangocu
Aktif Yıllar: 1935 - 1949
────────────────────────
1940’lı yılların İstanbul eğlence hayatından bahsedildiğinde adı mutlaka geçen sanatçılardan biri Münir Sefa’dır.
Klasik Türk musikisi eğitimi almış olmasına rağmen genç yaşlarda tango ve Batı müziğine ilgi duymaya başladı. Kđsa sürede kendi bestelerini üretmeye başladı ve dönemin gazino kültürüne farklı bir yorum getirdi.
Sahnedeki sakin tavrı, derin sesi ve hüzünlü besteleri sebebiyle birçok gazetede “Kederli Beyefendi” ve “Geceyi Söyleyen Adam” olarak anıldı.
1943 yılından itibaren Kutup Gazinosu’nun değişmez isimlerinden biri hâline geldi. Uzun yıllar boyunca gazinonun en çok ilgi gören sanatçısı olarak sahne aldı.
Münir Sefa’nın eserlerinde ayrılık, özlem, kayıp ve gecenin yalnızlığı sđkça işlenen temalardı. Dönemin eleştirmenleri tarafından teknik kusursuzluğundan ziyade dinleyicide bđraktığı derin his sebebiyle övülmüştür. Uzun yıllardır sevdiği, eserlerini adadığı kadın olan Leman Ersoy’u ise 1946 yılından ötürü kaybetmişti.
────────────────────────
SON GECE
29 Ekim 1949.
Cumhuriyet Bayramı sebebiyle Kutup Gazinosu tamamen doluydu.
Tanıklara göre Münir Sefa o gece alışılmışın dışında bir hâl içerisindeydi. Program başlamadan önce uzun süre kulisinde yalnız kaldı.
Sahneeye çıktığında her zamanki gibi sakin görünüyordu.
Gece boyunca yedi eser seslendirdi.
Son eseri ise daha önce hiç okunmamış bir tango oldu.
Şarkının son kđtasından sonra orkestraya dönerek yalnızca:
“Bu kadar.”
dediği rivayet edilir.
Salondaki birçok kişi bunun sđradan bir teşekkür olduğunu düşündü.
Ancak bu cümle yıllar sonra başka anlamlar kazanacaktı.
Program sona erdi.
Münir Sefa kulise geçti.
Bir süre sonra çalışanlar kulisin boş olduğunu fark etti.
Kostümleri yerindeydi.
Cep saati yerindeydi.
Sigara tabakası yerindeydi.
Fakat Münir Sefa yoktu.
────────────────────────
ERTESİ SABAH
Yapılan araştırmalara rağmen sanatçıya ulaşılamadı.
Polis kayıtlarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı belirtilmiştir.
Resmî makamlar tarafından ölüm kaydı oluşturulmamış, kayıp kaydı ise birkaç yıl sonra kapatılmıştır.
Bazı tanıklar onu yıllar sonra İzmir’de gördüklerini iddia etti.
Bazıları bir vapur yolculuğunda karşılaştığını söyledi.
Kimileri ise çoktan öldüğünü savundu.
Hiçbirini doğrulanamadı.
────────────────────────
Münir Sefa’nın akıbeti bugün hâlâ bilinmemektedir.

SADIK AKGÜN

SADIK AKGÜN
Doğum Tarihi: Bilinmiyor
Doğum Yeri: Bilinmiyor
Ölüm Tarihi: Bilinmiyor
Meslek: İş İnsanı
────────────────────────
Sadık Akgün, 1940’lı ve 1950’li yıllarda İstanbul’un ticaret ve yatırım çevrelerinde adı sıkça geçen kişilerden biridir.
Resmî kayıtlarda çeşitli şirket ortaklıkları, taşımacılık girişimleri ve gayrimenkul yatırımlarıyla ilişkilendirilmektedir. Bununla birlikte yaşamına dair birçok bilgi eksik veya erişime kapalı durumdadır.
Arşiv araştırmalarında doğum tarihi, doğum yeri and aile geçmişine dair güvenilir bilgilere ulaşılamamıştır.
Dönemin bazı gazete kupürlerinde kendisinden “müteşebbis”, “yatırımcı” ve “hayırsever iş adamı” olarak bahsedilmiştir. Ancak aynı dönemlere ait bazı belgelerde adı çeşitli siyasi ve ekonomik çevrelerle birlikte anılmaktadır.
Bu kayıtların önemli bir bölümü günümüze ulaşmamış veya erişime kapatılmıştır.
────────────────────────
1950’li yılların başlarında Beyoğlu’ndaki çeşitli eğlence mekânlarına yatırım yaptığı bilinmektedir.
Kutup Gazinosu’nun kuruluş ve büyüme sürecinde etkili isimlerden biri olduğu düşünülmektedir.
Bununla birlikte gazinonun resmî kayıtlarında adına doğrudan rastlanmaması dikkat çekmektedir.
────────────────────────
Aile hayatına ilişkin bilgiler de oldukça sınırlıdır.
Mevcut belgeler, Sadık Akgün’ün Akay (Amado) Akgün’ün biyolojik babası olduğunu göstermektedir.
Ancak bu ilişkinin uzun yıllar kamuoyundan ve hatta aile çevresinin büyük kısmından gizli tutulduğu anlaşılmaktadır.
────────────────────────
Kutup Gazinosu Arşivi içerisinde yer alan bazı belgelerde Sadık Akgün’ün ismine rastlanmakta, ancak bu belgelerin önemli bölümleri sansürlenmiş veya eksik hâlde bulunmaktadır.
Bu nedenle hayatının büyük bölümü bugün hâlâ karanlıkta kalmaya devam etmektedir.
────────────────────────
Arşiv Notu:
Sadık Akgün’e advisor olduğu düşünülen bazı dosyalar üzerinde “Gizlilik Kararı” ibaresi bulunmaktadır.
Kararın hangi kurum tarafından verildiği ve ne zaman yürürlüğe girdiği tespit edilememiştir.
Sadık Akgün’e advisor bazı belgeler, 1987 yılında isimsiz bir bağışçı tarafından Kutup Gazinosu Arşivi’ne teslim edilmiştir.

ROZA BENVENISTE

ROZA BENVENISTE
Doğum Tarihi: 4 Kasım 1933
Doğum Yeri: İzmir
Anne: Sara Benveniste
Baba: David Benveniste
────────────────────────
Roza Benveniste, 1933 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Köklü bir Sefarad ailesinin kızı olarak büyüdü. Çocukluk yıllarından itibaren edebiyata, müziğe ve dillere ilgi duydu. Türkçenin yanı sıra Ladino ve Fransızca konuşabildiği bilinmektedir.
1950’li yılların başında İzmir’de öğrenim gördüğü dönemde Akay (Amado) Akgün ile tanıştı.
Yakın çevresine göre Akay’ın aksine sakin, sabırlı ve gözlemci bir karaktere sahipti. Kalabalıklar içerisinde dikkat çekmeye çalışmayan, insanları uzun süre dinlemeyi tercih eden bir yapısı vardı.
Akay’ın sahne tutkusu ve büyük hayalleri karşısında çoğu kişinin şüphe duyduğu dönemlerde ona inanan az sayıdaki kişiden biri oldu.
Diamanta Hanım ile hiç karşılaşmamış olmasına rağmen uzun süre mektuplaştıkları, hatta Akay’dan habersiz birbirlerine mektuplar gönderdikleri rivayet edilmektedir.
Arşivlerde yer alan çeşitli mektuplar, Roza’nın Akay’ın hayatında önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.
────────────────────────
“İnsan bazen birini değiştirmez.
Sadece olduğu kişi olmasına izin verir.”
(Kutup Gazinosu Arşivi - Roza Benveniste Dosyası)

Vecdet.PNG

VECDET KÜLLÜOĞLU

VECDET KÜLLÜOĞLU
Doğum Tarihi: 12 Eylül 1902
Doğum Yeri: İstanbul
Meslek: Gazino Müdürü
────────────────────────
Vecdet Küllüoğlu, İstanbul eğlence hayatında uzun yıllar görev yapmış işletmeci ve gazino yöneticilerinden biridir.
1930’lu yıllardan itibaren çeşitli gazino ve müzikli eğlence mekânlarında çalışmış, sahne yönetimi ve sanatçı ilişkileri konularındaki tecrübesiyle tanınmıştır.
1940’lı yılların sonlarında Kutup Gazinosu’nun müdürlüğünü üstlenmiştir.
Sanatçılar arasında sert mizacı, disiplin anlayışı ve işine olan bağlılığıyla bilinse de birçok genç sanatçının ilk fırsatını veren kişi olarak da anılmaktadır.
Münir Sefa’nın son yıllarında ve Akay Akgün’ün Kutup Gazinosu’na gelişinde doğrudan rol oynadığı bilinmektedir.
Çalışanlar arasında sıkça anlatılan bir söz ona aittir:
“Sahne affeder sanırsın. Etmez.”
────────────────────────
Kutup Gazinosu çalışanlarının büyük bölümü onu “Müdür Bey” olarak tanımış, gerçek adını ise yıllar sonra öğrenmiştir.

ester.PNG

MADAM ESTER

MADAM ESTER
Doğum Tarihi: 1895
Doğum Yeri: İstanbul
Meslek: Piyanist, Müzik Direktörü
────────────────────────
Madam Ester, İstanbul’un gazino ve müzik çevrelerinde yarım asra yaklaşan kariyeri boyunca sayısız sanatçıyla çalışmış önemli bir müzisyendir.
Klasik piyano eğitimi aldığı, gençlik yıllarında Beyoğlu ve Pera çevresindeki müzik topluluklarında görev yaptığı bilinmektedir.
1940’lı yıllarda Kutup Gazinosu’nun müzik direktörlüğünü üstlenmiş ve gazinonun müzikal kimliğinin oluşmasında önemli rol oynamıştır.
Sahneye çıkacak sanatçıların repertuvarlarını belirlediği, genç müzisyenleri eğittiği ve orkestrayı yönettiği bilinmektedir.
Akay Akgün ile ilk karşılaşmalarından itibaren onun sahne üzerindeki potansiyelini fark eden kişilerden biri olduğu anlatılır.
Yakın çevresine göre sert görünen fakat duygularını göstermeyen bir karaktere sahiptir.
Birçok eski sanatçının anılarında şu cümleyle yer almaktadır:
“Madam Ester bir notanın yanlış olduğunu sizden önce hissederdi.”
────────────────────────
Kutup Gazinosu Arşivi içerisinde bulunan bazı prova notları ve el yazısı düzenlemelerin Madam Ester’e ait olduğu düşünülmektedir.

bottom of page